30 Temmuz 2010 Cuma

Hayali soru.

Denizden kabuklar topla bana,sonra ben rüzgar çanı yapıp asayım onları.rüzgar vurup her ses çıkardıklarında pencereye yöneleyim,işte o an sen gelmiş ol.

Olmaz mı?

24 Temmuz 2010 Cumartesi

BİR KARADUT İÇİP ÖYLE GİTSEYDİN...

Ya da hiç gitmeseydin.Mesela 2012de dünyanın sonu diyip kandırsaydım seni,dünyevi işlerle uğraştırmasaydım.İlle gidicem dersen de takılıp peşine gelseydim valiz gibi.Gerçi gittin ya,yine valiz gibiyim.Eski kayışı tutmayan deri bir valiz gibi.Yol ortasında ansızın açılıveriyorum ben de,kayışım tutmuyor sanırım.Tüm kirli çamaşırlar dökülüyor ruhumdan.Sen gelmeden toplamam lazım tüm dağılanları.Belki kayışı da yaptırırım ustasına.Ama öyle eski valizlerin ustası da kalmamıştır artık...

19 Temmuz 2010 Pazartesi

içimdeki ışıklar sönmeyecek...


Sönmesin de zaten.Loş olsun,dik olsun,parlak olsun farketmez..hep olsun...Hepimizde olsun.
İzlerken günbatımını sahilden,günlerdir içimdeki ışığın böyle olduğuna karar verdim.Oraya buraya saçılmış bir iki hüzmem vardı benim de,birazda yansımalarım.Kötü yerleri ışıksız bırakmıştım sadece.Ama biliyorum ki oralara da sızacak bir iki hüzme.Karıştıracak aklımı,netlediğim yerler kaybolacak...Ama olsun en baştan dedim ya farketmez diye.